Bilgisayarınız ne kadar hızlı açılıyor?
Dağıtım olarak Arch Linux kullanmama rağmen merakla takip ettiğim bir dağıtım Ubuntu. Pulseaudio ses çatısını -onca sıkıntısına rağmen- varsayılan olarak kullanarak beni hayal kırıklığına uğratsa da, topluluğunun gerçekleştirdiği projeleri hayranlıkla izliyorum doğrusu. Son olarak bir Ubuntu kullanıcısı tarafından hazırlanan "How fast does your PC boot? (Bilgisayarınız ne kadar hızlı açılıyor?)" başlıklı videoyu gördüm ki, gerçekten imrenmemek elde değil. Buyrun buyrun:
How fast does your PC boot? - Ubuntu from Goce Mitevski on Vimeo.
Neden Arch Linux Kullanıyorum? – Sebep #62915
Dünden beri archlinux.org sunucusuna erişilemiyordu. Forumlar ve wiki sayfalarına ulaşamıyor olmak sinir bozucu elbette. Ancak bu sabah bilgisayarımı açıp da archlinux.org'a erişmeye çalıştığımda gördüğüm sayfa -sunucu hâlâ erişilemez olmasına rağmen- hoşuma gitti. Bir yanda -sadece- bir oyun sunucusu üzerinde yetkilendirildikleri için omuzlarda taşınılmayı bekleyen lame, noob -ne derseniz artık- karakterler. Diğer yanda bir sunucunun 'down' olması durumunda bile resmi, kuru bir duyuru yerine renkli bir anasayfa bırakmayı düşünen geliştiriciler...
Openbox > *
Boş kalıp da yapacak bir şeyler bulamayınca, üstüne bir de gnome'un ağırlığından sıkılınca yeni arayışlara girdim. Bir gün içerisinde Xmonad, Fluxbox, IceWM ve Openbox'ı inceledim, ayarlarını kurcaladım. Xmonad'ı sistemimde kesinlikle barındırıyorum zaten. Yanıp sönen imlecin büyüsüne kapıldığımda yardımıma yetişiyor
Bunun haricinde gnome yerine daha hafif, daha kullanışlı bir şeyler de bulunsun istedim.
Fluxbox'tan hoşlanmadım. Pek çok kullanıcıya göre kendine ait bir panelinin, görev çubuğunun bulunması artı olarak görülse, fluxbox'ın paneli bana çok kullanışsız geldi. Ayrıca sağ tıkladığınızda beliren menü ise tam bir baş belası, eğer menüde çok fazla öge olursa tüm ekranınızı kaplıyor ve nereye tıklayıp da kapatacağınızı şaşırıyorsunuz. Öte yandan güzel özellikleri de yok değil fluxbox'ın. Pencelerin her birinin şeffaflıklarını ayrı ayrı ayarlamanıza izin vermesi gerçekten hoş mesela. Ama eksileri artılarından ağır bastı ve 10 üzerinden 3 verdim fluxbox'a 
IceWM ile maceram çok uzun sürmedi, IceWM ile ilgili bir paket kurarken Qt bağımlılığı olduğunu gördüm ve.. Puff.. Bitti 
Xmonad'dan bahsetmek için ayrı bir yazı bile yazarım aslında
Bana göre tek eksisi kendinize ait bir konfigürasyon oluşturmak için haskell'den biraz anlamanın gerekliliği. XML gibi herkesin anlayabileceği bir ayar dosyası biçmi olsa gerçekten harika olurdu ama Xmonad haskell bilme gereksinimi haricinde harika. Terminal ile haşır neşir olmak isteyen herkese Xmonad + urxvt ikilisi öneririm
Mplayer'da aalib ve caca kütüphanelerini denemeden de geçmeyin hatta.
Gelelim günün kahramanı Openbox'a
Gerek kolay anlaşılır ayar dosyalarıyla, gerek bir sorun yaşandığında ulaşılabilen zengin yardım dökümanlarıyla, gerekse basitliği ve sadeliğiyle Openbox denediklerim arasından favorim oldu. Sadece uygun bir panel bulmak konusunda sıkıntı çektim diyebilirim. tint2, pypanel gibi öne çıkan panel uygulamalarının yanısıra, şu an isimlerini dahî hatırlayamadığım bir sürü panel'i de denememe rağmen hoş bir şey bulamadım ve sonunda sistemimde hâli hazırda kurulu olan gnome'un panelini kullanmaya karar verdim. Bir de gnome, kde, xfce gibi masaüstlerinde kendiliğinden mevcut olan gerçek şeffaflık için openbox'ta xcompmgr, cairo-compmgr gibi araçlar kullanmanız gerekiyor. Ben xcompmgr'ın üzerinde biraz değişiklikler yapılarak daha kullanışlı hâle getirilmiş 'fork'u olan xcompmgr-dana'yı kullanıyorum. Bir de masaüstümden bir görüntü:
Windows Vista altında ext3 disk bölümü
Eğer bir makine üzerinde biri Windows, biri Linux olmak üzere iki işletim sistemi kullanıyorsanız kesinlikle işinize yarayacak bir şeyler anlatacağım, okumaya devam edin 
Windows Vista altında ext3 (Linux'un kullandığı dosya biçemi) disk bölümünü bağlamak konusunda yazılmış yazıların tamamını okumuşumdur muhtemelen, düne kadar bir türlü üstesinden gelemediğim bu hadiseyi dün deneme yanılma yöntemiyle de olsa hallettim. Nasıl mı? Hemen başlıyorum 
Daha önce Windows XP üzerinde "Ext2 Installable File System for Windows" adındaki bir yazılımı kullanıyordum, ancak Vista'ya terfi ettikten sonra bu yazılım iş görmemeye başladı. Seçtiğim harfteki sürücüye Linux bölümünü bağlamış (mount) gibi görünse dahi erişmeye çalıştığımda bu disk bölümünün ham olduğunu söyleyip biçimlendirmek isteyip istemediğimi soruyordu.
Sonra bir kaç yerde ekran görüntülerini gördüğüm "DiskInternals Linux Reader" adlı yazılımı denedim. Linux disk bölümü ve boyutu görmesine rağmen, içeriğine erişmeme o da izin vermedi. Tam da aramaktan vazgeçmek üzereydim ki, bir yerde başka bir uygulamadan daha bahsedildiğini gördüm: "Ext2fsd".
Kullanımından da bahsetmek gerekirse, programı yükleyip çalıştırdıktan sonra (vista kullanıyorsanız yönetici olarak çalıştırdığınızdan emin olun!) ana pencerenin alt kısmında diskinizdeki bölümleri göreceksiniz (1. Resim). Ordan bağlamak (mount) istediğiniz Linux disk bölümünü seçtikten sonra pencerenin 'Tools' menüsünden 'Mountpoint Management' kısmına gelin. 'Add...' butonuna tıkladıktan sonra üst taraftan diskin bağlanmasını istediğiniz harf sürücüsünü seçin, aşağıdaki seçeneklerden ise size uygun olanı işaretleyin. Bu seçenekler:
İlk seçeneği seçerseniz disk bir kereliğine bağlanıyor, sistem yeniden başlatıldığında yeniden bağlanmıyor.
İkinci seçenek ise USB bellek gibi taşınabilir bellekler için öneriliyor.
Üçüncü seçenek ise kalıcı bir bağlama için kullanılıyor. Eğer bağlamak istediğiniz disk bölümü sabit diskinizde ise en güzel seçenek budur diyebilirim 
Size uygun olan seçeneği de seçtikten sonra yapmanız gereken sadece 'OK' ve 'Done' butonlarına basarak sisteminizi yeniden başlatmak 
gecko-mediaplayer
Web sitelerindeki video'ları oynatmak için Windows Media Player kullanılamıyor Linux üzerinde takdir edersiniz ki
Bu eksikliği gidermek için daha önceleri mplayer'ın çok basit bir web arayüzü olan mplayerplug-in kullanıyordum. Ancak geçen #archlinux.tr@freenode'da duyduğum gecko-mediaplayer'ı denedim. mplayerplug-in'le ilgili pek çok sıkıntım vardı, kontrol butonları (play, pause vs.) işlevsel değildi, videonun yüklenip yüklenmediğini anlamak sıkıntı oluyordu; bir de -en önemlisi- görsel olarak hiç de tatmin edici değildi. Bir süre önce gmplayer'dan gnome-mplayer'a geçmiştim ki, gecko-mediaplayer'ın da gnome-mplayer kullandığını gördüğümde çok memnun oldum. Ekran görüntülerini eklemeden önce gecko-mediaplayer'ı archlinux üzerinde kolayca depodan kurabileceğinizi de ekleyeyim 
# pacman -S gecko-mediaplayer
SSH’a şifresiz girmek
Eğer bir sunucuyla sürekli haşır neşirseniz, her login için şifreyi tekrar girmek sinir bozucu olabiliyor. Ancak sunucuya bir kere kendinizi tanıtıp, sonraki girişlerde şifre istememesini sağlayabilirsiniz. Bunun için önce kendi makinemizde şunları yapıyoruz:
ssh-keygen -t dsa
komutunu veriyoruz.
Generating public/private dsa key pair.
Enter file in which to save the key (/home/hsa2/.ssh/id_dsa):
Enter'layıp geçiyoruz.
Enter passphrase (empty for no passphrase):
Yine enter'layıp geçiyoruz.
Enter same passphrase again:
Yine, yeniden enter.
key fingerprint is:
6f:c5:86:c7:67:69:02:1a:e4:a9:20:e6:16:13:5d:e5 hsa2@difuzyon
Artık kendimizi tanıttığımız dosyayı oluşturduk, şimdi bunu bağlantı kurarken kendimizi tanıtmak istediğimiz sunucuya göndereceğiz. Bunun için şu komutu veriyoruz:
ssh-copy-id -i ~/.ssh/id_dsa.pub kullanıcı@sunucu
Burdaki 'kullanıcı' ve 'sunucu' değişkenleri bağlanılacak sunucuya göre değiştirilecek tabii.
Bu komutu verdiğinizde son bir kez olmak üzere şifremizi soracak, şifremizi girip onayladığımızda bundan sonraki girişlerde sistem bizi tanıyıp giriş yapmamıza şifre sormadan izin verecek.
EoF 











