Huh…
Günlerdir sürekli bir yerlere notlar alıyorum. Gün içinden ayrıntılar seçip 'bunu yazmalıyım' diye aklımda tutmaya çalışıyorum, bir yerlere yazıp işaretliyorum hatırlayayım diye.. Ama günde bir kez almam gereken ilacımın saatini bile unuturken yazılacak şeyleri de sürekli unutuyor olmama çok fazla şaşırmamalıyım sanırım.
Bir süre önce 'artık takip ettiğim haberlerde okundu olarak işaretle fonksiyonunu kullanmayacağım' diye söz vermiştim kendime. Ancak haberleri okudukça kendimi 'darbe yemiş' hissettiğimi fark ettim. Hele ki geçenlerde bir genci dövüp, sonra da bu genç için gidip 'sağlam' raporu alan polislerin haberini okuduktan sonra hem elimden geldiğince bu teşkilattan uzak durma, hem de haberleri bu kadar sıkı takip etmeme kararı aldım.
Reel hayattan biraz daha bahsedecek olursam, hâlâ birinci sınıf olmam dolayısıyla çok fazla bir şey yok. Ancak bir kimya dersini gerçekten iyi bir hocadan dinlemek nedir, onu öğrendiğimi söyleyebilirim. Eğer Leyla ARAS ve kimya sözcüklerini bir arada görürseniz, hele ki bir de bu isim seçebileceğiniz bir kaç opsiyondan bir tanesi ise hiç düşünmeyin, kesinlikle pişman olmayacaksınız, hatta teşekkür edeceksiniz bana. Hâlâ kimya bölümünden ders almakta olduğumdan bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum, şayet hatırlatırsanız mezuniyetimden sonra uzun uzadıya yazabilirim 
Biliyorum bu söylediğim takip eden kimseyi şaşırtmayacak ama, tekrar Linux kullanıyorum. Windows 7'm sürekli surette mavi ekran vermeye devam edince artık kullanmaktan ziyade seyreder olmuştum. Bunun üzerinde indirdiğim yepis yeni Arch Linux ISO'sunu -bir kaç başarısız deneme sonrasında- DVD'ye yazdırdım, el emeği göz nuru konfigüre ettiğim Linux'umla oldukça mutluyum. Windows üzerinde kullandığım favori yazılımım olan -daha önce bir yazımda da anlatmıştım- Digsby'ye alternatif bulmak konusunda sıkıntı çektim biraz. Ancak sonrasında Galaxium adında bir yazılımla tanıştım ki, Adium'un çoğu özelliğini (ifadeler, konuşma temaları, sesler gibi) destekliyor olduğu için -çaktırmasam da- hayran kaldım. Hele bir de Half-Life 2 - Orange Box içindeki Portal oyunundan GLaDOS'un seslerini ses teması olarak ayarladım ki, her oturum açtığımda, her mesaj gönderip aldığımda çıkan sesle mutlu oluyorum, sormayın. (Bu cümleyi sadece Half-Life müptelası olanların anlayabileceğini vurgulamalıyım, 'bu da neyin nesi' diye düşünüyorsanız Gordon Freeman'ı ya da Alyx'i tanımıyorsunuz demektir, bu kısmı geçin. Ama bir de Portal'ı, Half-Life 2'yi oynayıp da benimle aynı hisleri paylaşanlar vardır ki, onlar iletişime geçsinler benimle Galaxium'u ayarlamaları konusunda bizzat yardımcı olacağım.)
Bahsetmeyi unuttuğumu şimdi fark ettim. Cep telefonumu değiştirdim. Aslında bunun üzerinden zaman geçti ama, olsun. Uzun zamandır bir Nokia sahibi olmak istiyordum. 6300 modelini aldım. Gnokii ile falan kasıp kullanayım diye çok istedim aslında, ama aldıktan sonra daha başka pek çok şeyi hoşuma gittiğinden hiç gnokii ile falan uğraşmaya gerek duymadım. Eğer yazım telefon almayı düşünen birilerine denk gelirse, 6300 da alternatiflerden biriyse, öneririm. Çok şık, çok rahat tuşları olan, çok kullanışlı, güzel bir telefon.
Şöyle bir baktım da, bundan sonra yazacaklarımı biriktirmesem daha iyi olur sanırım
Umarım bu kısma 'amaan' deyip scroll down yaparak gelmemişsinizdir 